Aydınlatılmış onam kavramı 1950'lerin ikinci yarısında ortaya çıkmış, geniş biçimde tartışılmasıya başlanması 1970'lerde olmuştur.
Tanı, tedavi ve seçenekleri, sonuçları, hastalığının gidişi gibi konularda hastaya anlayabileceği bir ifade biçimiyle bilgilendirme ve açıklamada bulunulması ve sonuçta tıbbi müdahale için onun onamının alınması, hastadan sorumlu hekim için bugün etik bir yükümlülük durumudur.
Aydınlatılmış onam işlemi sorumlu hekimin hasta ile karşılıklı görüşmesi ve önerilenleri kabul ettiği takdirde yazılı onay formunu hastanın imzalaması şeklinde gerçekleştirilir.
Tıbbi durumla ilgili olarak hastaya söylenmesi gerekenler arasında, tıbbi durum ve tedavi yapılmadığında ortaya çıkacak olası gelişmeler, tıbbi müdahalenin risk ve yararları ile birlikte bu müdahaleyle beklenen olası ve belirsiz durumlar, alternatifler hakkındaki tıbbi görüş hekimin görüşüne göre en iyi uygulamanın ne olduğu gibi noktalar üzerinde dikkatle durulmalıdır.
Hasta tıbbi durumla ilgili olarak bu şekilde bilgilendirilirken hekimin tıbbi terimlerden ve olasılık hesaplarından kaçınması; anlaşılır olmaya ve soru sorulmasına olanak sağlaması gerekir. Hasta ile onun anlayabileceği bir dille konuşulmalıdır. Buradaki iletişim hastaya ders verir şekilde olmamalıdır.
Burada klinikte hekim-hasta ilişkisinde söz konusu edilecek aydınlatılmış onam dan söz etmekteyiz. Bunun yanında insanlar üzerindeki araştırmalar için aydınlatılmış onam ın söz konusu olduğunu belirtmeliyiz. Tıbbi tedavi ve müdahalelerde hastanın bilgilendirildikten sonra onayının alınması hasta hakları yönüyle hasta adına hem bir haktır hem de ileride gelişebilecek olası hukuki durumlarda hekim lehinde bir belgedir.
Bilgi güçtür ve bilginin paylaşılması kaçınılmaz olarak "paylaşılmış kararı" getireceği için, aydınlatılmış onam kavramı hekim-hasta ilişkisinin değişimine yardımcı olmuştur. Bazılarının Türkçe’de “bilgilendirilmiş onay” gibi çevirilerle dile getirdiği Aydınlatılmış onam , riskleri, yararları ile alternatifleri ve onların da risk ve yararları dahil olmak üzere müdahalenin nasıl bir müdahale olduğunun hekim tarafından yeterli biçimde açıklanmasının ardından, bu tıbbi müdahalenin hasta tarafından gönüllülükle kabulü olarak tanımlanır.
Temel kavram basittir. Bir hekim, yapacağı işlemler hakkında bilgilendirmedikçe ve hastada önerilen tıbbi tedavi ve işlemleri kabul etmedikçe, hastasına dokunamaz ve tedavi edemez.